21 Temmuz 2016 Perşembe

DOĞUM HİKAYEM; Toprak'a Kavuşma!



   Bir mucizeye ikinci kez şahit olmak!!!
Allah'ın nasıl bir sevgili kuluysam bir küçük sürpriz yumurta giriverdi hayatımıza. İçimde büyüyen bu sürprizi kucağıma alma heyecanı ve mutluluğu ise anlatmaya değer bence :) :)

   Allah, Tanrı ya da doğa ana siz hangisine inanıyorsanız işte o öyle müthiş yaratmış ki kadını, insan kendisine bile inanamıyor o an! Siz gebe olabilirsiniz ama gebeliğin ilk anından itibaren vücudunuz her bir detay ile tek tek ilgilendi ve şimdi sıra doğuma geldiğinde yine görevini layıkı ile yapıyor!
Üzülerek görüyor ve okuyorum ki bir çok kadın korku ve endişeleri nedeniyle bu anı kaçırıyor. Oysa sakin kalıp olayın akışına kendinizi bıraktığınızda vücudunuzun neler yaptığına şahit oluyorsunuz.

Sıra geldi Toprak'ı kucağıma alma hikayeme;
Ben bayılıyorum bu doğum hikayelerimi anlatmaya :) Eee! İnsan pek sık karşılaşmıyor mucizelerle :) :)



   Oğlum Toprak 27 Nisan çarşamba günü saat 03.05'de dünyaya geldi. Bir gün önce her hafta gittiğim rutin doktor kontrolümde açılmanın 3 cm olduğunu ve bu minik adamın bu gece ya da ertesi gün gelebileceğini söyledi doktorum. "Uykumuzu alalım acele etme olur mu ufaklık" dese de doktorumuz Aydan Hanım bu minik adam gecenin hem de tam ortasında geleceğinden haberimiz yoktu tabiki :) Gece gelmezse ertesi gün sabahtan hastanede olmamı istedi doktorum. "Doğmaya çok hazır, uğraşıyor" demişti ve ertesi gün için ayarlama yapmasını istemişti sekreterinden.
Son kontrolde asansör özçekimi
Doğum başladıysa yapılacak işleri bir an önce bitirmek gerekiyordu :) Ertesi gün oğlumun kreşte yoğurt günü evde yoğurt yok, birde kaşlarımı aldırayım, son olarak da oğlumu okuldan aldım mı tamam diyerek geçtim direksiyona. Bu ara da baba mı nerede? İkinci gebeliğin rehaveti ile arkadaşı ile telefonda konuşmaktan bir türlü ulaşamadığım için bu son randevuyu kaçırdı :( Aydan Hanımın muayenehanesi bazen çok yoğun olduğundan ben önce gidiyor benden önce giren olduğunda eşime haber veriyorum o da taksiye atlayıp geliyordu. O günde çok yoğun bir gündü ve ben bile orda oturup beklemek yerine alışveriş merkezinde 2 saate yakın gezip dolaşmıştım. NST'ye girdiğimden muayene sonuna kadar eşimi aradım ama telefon meşguldü!!! "N'oldu? beni aramadın" diye beni aradığında "Doğum masasındayım" demek vardı ama ne yazık ki iyi oyuncu değilim :) :)

Doktorum Aydan Hanımın muayenehanesinde NST'ye bağlı beklerken
Oğluma akşama haberi vereceğim için biraz da ortamı yumşatmak adına bir pasta aldım. Yoğurt aldım :) Ertesi gün yoğurt günü sanki çantasına koymasak okulda vermeyecekler :D Son olarak da kaşlarımı aldırdım ki yarın fotoğraflarda güzel çıkayım (Zaten hiç fotojenik değilim).

Kaşlarda tamam, doğurabilirim özçekimi :D

Son olarak oğlumu okulundan alıp öğretmen ve idareyi de konu hakkında bilgilendirdim. İkinci doğumun rahatlığını "doğum başladı bu gece ya da yarın geliyor" diye bilgi verdikten sonra arkamı döndüğümde orada bekleyen bir veli karnıma bakıp "siz mi doğum yapacaksınız, bende başkasından bahsediyorsunuz sandım. Ne kadar rahatsınız" diyerek şaşkınlıkla attığı bakışlarla anlatmayı isterdim :D

Korkunun ecele faydası yok! Bu minik adam oradan çıkacak bir şekilde, en iyisi mümkünse en doğalı olsun!!!

Güzel bir akşam yemeği yedik hep birlikte. Yemek önemli!!!! İlk doğumda akşam yemeğinden sonra yatmadan hemen önce suyum gelmiş sonra sabaha kadar beklemiş ve bu arada açlıktan bitap düşmüştüm. Bu sefer işimi garantiye alıp depoyu doldurdum :) Bu arada minik minik adet sancısı gibi bir ağrı hissetmeye başladım ama hissettiğim doktorum dediği için kendimi dinlemekten mi gerçekten de doğum ağrısı mı bir türlü anlayamadım. Akşam 21.00'a kadar falan bekledim, kendi mi dinledim.

Arada aldığım pastayı da üfleyip yedik :) Güzeldi bu Liva bu işi biliyor! :D

İlk doğumuma giren Fatma ebe ikinci doğumum için iki saat demişti. Tecrübe ve bilgisine güvendiğim için bu doğumun kısa olacağını biliyordum da bu sancıları bir türlü çözememiştim. Sonunda oturdum dakika tuttum. 5 dk da bir geliyordu ama şiddeti o kadar az ki o gün doktoruma gitmesem bu sancıları büyük ihtimalle anlamazdım. Ayrıca ilk doğumda suyum gelmişti ve öyle gitmiştik ama bunda hafif bir sancının dışında hiçbir şey yoktu. Evdekilerin de telaşlanması üzerine doktorumu aradım. "Yarın sabah gelecektin zaten şimdiden gel istersen gece apar topar gelmektense hastane de geçirirsin geceyi" deyince bir duş aldım. Aha! duştan çıktım sanki ağrı falan yok! Ne yapacağımı bilemesem de oğlum uyanıkken ona hoşcakal deyip evden çıkmakta mantıklı geldi. Ona Toprak bebeğin doğma zamanının geldiğini, artık Aydan doktorun yardımı ile karnımdan çıkacağını ve bu geceyi hastanede geçireceğimizi ve babaannesinin onun yanında olacağını söyledik. Biraz oyun oynayıp vedalaştık. Hastane valizimizi alıp çıktık yola. Hastanede acilden girişimizi yaptıktan sonra nöbetçi doktor ve başka bir gebe daha NST için yola koyulduk. NST ile sancılarımın başladığı ve nöbetçi doktorun da muayenesi ile 4 cm olan açılma sonucu geceyi hastanede geçireceğimizi kesinleştirdikten sonra bizi odamıza aldılar. "Siz yarın sabah gelecek hasta değil misiniz" sorusuna "Sürpriiiiz" dedik :D Önce NST'ye bağlı ile beklemeye başladık.
"Toprak Geliyooor" diye yazıyordum instagramda
Toprak'ın gelişini haber vermek için çekmiştim bu kareyi
Sancım var ama dayanıyorum! havalarında çek  dedim ama rol yeteneği "0"
Aslında biraz uyumayı denedim ama heyecan ile ne mümkün. Doğumla ilgili Instagram dan ara ara sorular alıyordum. Bende bu süreci ara ara paylaşayım istedim ve yarı fotoğraf çekerek yarı yazarak paylaşım bile yaptım :D
İlk doğumda heyecandan fotoğraf çekmeyi unutan baba bu sefer iş başında :D

Doğumda aynen bu haldeydim :D :D
Görsel instagram'dan alıntıdır.


Sanırım saat 00.00 olduğunda sancılarım artmaya başladı. Durumu ebeye bildirdiğimizde 5cm olmuştu açılma. Artık ayakta kalmak istediğimi söylediğimde NST'yi bir daha bağlamadılar.

NST'ye veda

Bu saatten sonra bol bol yürümeye başladım. Sancı geldikçe eşimden sırtıma masaj yapmasını istedim.

Sancı anları
Yürüyüşlere başladığım zamanlar!
Sancılar iyice arttmaya başladı, ufak ufuk kanamalar oldu ama suyum hala gelmedi. Ayrıca midem bulanıyordu ki kustum!!! Pöhh! aylarca kustum bu ne ki ama ilk doğumdan tecrübe ile bulantı sonlara doğru olmamış mıydı? Ikınma hissetmediğime göre sancılara devam. Sancı dediğim ise sırtımda böbreklerime vuran çok kısa süren ama şiddetli ağrılar. Uzun sürmüyor. Geldiğinde sakince nefes alıp verirken biraz masaj ile hızla geçiyor ve bu belli aralıklarla devam ediyor. Dişinizi sıkıp nefes alıp verdiğinizde çığlık atmanıza gerek kalmayacak kadar kısa sürede geçiyor! Unutmamalı ki doğru nefes hem size hemde bebeğinize oksijen sağladığından çoook önemli. Ben bunun için bir eğitim falan almadım ama ilk doğumda bunu keşfetmem çok sürmemişti.

Ayrıca bir not daha düşeyim. İlk doğumda doğum ilerlemediği için suni sancı aldım, bunda ise o kadar doğal oldu ki son kesi atılana kadar hiçbir şeye gerek kalmadı. Hep derler ya "Suni sancı daha fazla ağrı yapıyor diye" İşte o öyle olmadı. İlk doğumum da suni sancı ile gelen ağrı ile ikinci doğumumda çektiğim ağrı arasında hiçbir fark yoktu. Suni sancıyı gözümde büyütmüştüm ve ilk doğumda verecekleri zaman biraz endişelenmiştim. Ama şimdi kıyasladığımda bir fark göremiyorum.

Bu arada saatler ilerledikçe ağrılar iyice artmaya başlayınca eşimden ebeye haber vermesini istedim. Ikınma hissi olmasa da epey ilerlediğini hissediyordum. Ebe gelip kontrol ettiğinde 8 cm ile nöbetçi doktora haber verdi. Kendi doktoruma da haber verildikten sonra beni doğru doğumhaneye taşıdılar. Doğum masasında ağrı geldikçe ıkınırken doktorumda yetişti gecenin tam da ortasında :) Doktorum geldikten sonra birkaç ıkınma ile EVEEEEET!!! Minik adam kucağımda :D :D

İlk doğum ile kıyaslayacak olursam son doğum masasında ilk doğumda ağrı kesicinin etkisi ile sanırım sadece ıkınma hissederken ikincide hiçbir ilaç almadığım için sanırım ağrı hissettim. İkisinde de süreç çok uzun değildi. Ayrıca iki doğumda da kesi atıldı ama bölgesel anestezi uygulandığı için ben bir şey hissetmedim.

Bu anın tarifi yok!!!
İnsanın iki tane BİRTANE'si olabiliyormuş!!!

İlk doğumda oğlumu gördüğümde ne yalan söyleyeyim bir şey hissetmemiştim. Öyle ilk görüşte aşık falan olmamıştım ama Toprak'ta o duyguyu bildiğim için midir bilmem neredeyse ağlıyordum. Birde ikinci bebeğini bekleyen birçok gebe gibi bende sanki sevemeyecek gibi hissediyor üzülüyordum ki onunda etkisi ile sanırım inanılmaz duygulandım. İşte bu ilk görüşte aşktı ve o an onu da Bartu gibi çoooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooo...k seveceğimi anladım. Çok güzel bir bebekti, çok çok güzel!!!

  

Ve aynı gün akşamda taburcu olup minik adam ile abiyi okuldan almaya gittik :)

Biz eve gidiyoruz!!!

İki gebeliğim ve doğumumda bilgi ve deneyimlerine güvendiğim, her sorumu istinasız cevaplayan, sadece bir doktor gibi değil de nasıl söyleyeyim candan bir anne gibi, abla gibi sırtımı sıvazlayıp, sarılan, mesleğinin, tecrübesinin, doktorluğunun ötesinde insanlığı ile ömür boyu yüreğimde ve dualarımda olacak doktorum Prof. Dr. Aydan Biri'ye buradan da teşekkür etmek istiyorum.

Kocaman sevgiler....


2 yorum:

  1. ne güzel bir duygu annelik!bloğunuzu takibe aldım bana da bekliyorum sevgiler :)

    YanıtlaSil
  2. Goncacığım o kadar güzel kaleme almışsın ki gözyaşlarıma mani olamadım. O sevimli evlatları sağlıkla büyüt inşallah...

    YanıtlaSil