2 Ocak 2014 Perşembe

Yeni Doktor ile başlayan KAOS


Bu güne kadar oğluma anne sütü vermek için elimden geleni yaptım. Her anne gibi birçok sıkıntı, ağrı, sancı ve endişe de yaşadım. Yeri geldi "her çocuk anne sütü mü alıyor, napalım bizimki de mama ile büyür" söylemleri ile karşılaştım ve birkaç defa da düşündüğüm oldu. Ama pes etmedim. Emzirdim. Oğlumun az kilo alması ve zayıf kalması pahasına vermedim mama. Ağladım, sızladım ama emzirdim. Zaten az kilo alan oğlum 5. ay kontrolünde kilo almayıp boyu uzamadığında ek gıdaya başladım ama emzirmeyide bırakmadım. 39+4 haftada 2780 gr ve 49 cm doğan oğluma 8. ay da ilk kez gittiğimiz doktor,  6.300 gr kilosu ve 66 cm boyu ile yaptığı kontrolden sonra "Gelişim Bozukluğu" teşhisi koydu. Eski kontrol defterimize bakarak 2 ayda 1 cm kadar uzadığı için kalsiyum eksikliği olduğunu, ilk olarak anne sütünü önemsememiş olabileceğimi, sonra sütümün yetmediğini ve en sonda sütümün yaramadığını söyledi.

Dönmüş dolaşmış sütümen yaramadığı konusuna gelmiştik ki BEN BU MUHABBETTEN NEFRET EDİYORUM.


Velhasıl, bir sorun olmadığını düşünerek gittiğimiz doktordan kocaman bir "gelişim bozukluğu" ile çıkmıştık.

Eşim ve ben yemeyen çocuklar olduğumuzdan, Bartu'nunda yemeyen bir çocuk olmasına hazırlamıştım kendimi ama ek gıdaya sorunsuz geçmiş, ne yemeğe hayır demiş ne de emme ile ilgili bir sorun çıkarmıştı. Onu elimden geldiğince emziriyor ve değişik değişik yediriyordum. Oğlumu anladığımı düşünüyor yemediğinde zorlamıyordum. Sevmediği şeyleri zorla ağzına tıkmıyor, ara ara sunuyordum ya da farklı şekillerde sunuyordum. Ama şimdi yoğurt yemediği için çok endişelenmiş ve kendimi suçlamıştım. Nasıl fark etmemiştim bunu. Ya da daha önce gittiğimiz doktorumuz neden hep "Normal, Bartu annesi gibi kısa boylu olacak" demişti. Nerede hata yapmıştım. Anne sütünü bırakıp mama mı vermeliydim. Bazen emzirirken sıkıldığım için sütümü etkiliyor olabilir miydim. Oğlumla yeterince ilgilenmiyor muydum. Belki de mama vermemek için direnirken oğlumun büyümesine engel olmuştum. Doyduğunu sanıyordum, demek ki oğlumu anlamıyor muşum. Gece emmeyi çok erken bırakan oğlumu kaldırmayıp uyuduğum için yaşadığım vicdan azabını tarif edemem. Son zamanlarda oğlum ile o kadar hızlı geçiyor ki zaman bazen unutuyorum yemek yemeyi, düzenli beslenmediğim içinde oğlumu besleyemiyor olabilir miyim. Tek işim annelikken nasıl başarısız olmuştum.

Yeni doktor bizim yaptığımız ve yapacağımız programdan çok da farklı bir rutin sunmadı bize. Yoğurt mutlaka yedirilecek, bir hafta önce bırakılan gece öğünü tekrar başlanacak ve kahvaltı mutlaka anne sütü ile hazırlanacaktı.

Akşam yemeğine de başladığımız için oğlum gece öğünlerini almak istemedi. Zorladım. Bir haftalık zorlamalar ile gece uyku düzenini tamamen bozdum. Şöyle ki 23.00-23.30 civarı emzirmek için uyandığında gece ikilere kadar tekrar uyutamadım. Gece uykusu ile gün içindeki rutinimiz tamamen altüst oldu. Yediğini yemez emdiğini emmez oldu. Bir kaç gece uyanmadan emdi bu seferde gün içinde özellikle 11.00 emmesini almaz oldu ya da kahvaltısını az yedi. Sonunda pes ettim ve ipleri oğlumun eline verdim. O gece acıkırsa uyanacakdı. Ki bazı akşamlar az yediğinde ya da az emdiğinde gece acıktığı için uyanıp emiyor aslında. Eksiği tamamlıyor ama fazlasını almıyor. Ama içim rahat mı?

Hayır.

Bir yerlerde yanlış yapıyordum ama nerede?

Gelişim bozukluğu teşhisi ile çıktığımız doktordan iki hafta sonra aşı için gittiğimiz sağlık ocağında boy ölçümü 69 cm idi. Gözlerime inanamadım. İki haftadır tamamen altüst olan düzenimize az yemesin ve hatta az emmesine ragmen boyu uzamıştı ki ben bu kilo bile kaybettiğini düşünmüştüm.

Sonunda oğlumu doğumundan itibaren takip eden doktorumuz ile görüştüm. Ona göre gelişim bozukluğu teşhisi böyle bir bakışta konulamazdı ve özelliklede persantillere göre bunu söylemek çok yanlıştı. 9. ayda kan testleri yaptırdık. Rutin kontrollerde demiri biraz eksik çıksa da anemiye neden olacak kadar az olmadığından iştahını da etkileyecek bir sağlık problemi gözükmüyordu. Çinkoda biraz eksik çıkınca çinko için ilaç almaya başladık. 

Sonuç mu? 

Bir ay boyunca çocuğu günde 5 defa meme vermeye ve 4 defa da ek gıda vermeye çalıştığım için yemek saatleri tam anlamıyla bir sinir krizine dönüştü. Öyle anlar oldu ki Bartu mutfağa doğru gitmeye başladığımızda ağlıyordu. O mama sandalyesinde ben yanında ağlarken ağzından tutup kaşığı sokmamak için kendimle savaş veriyordum bir taraftan. 

Yeme savaşlarının dışında iyiden iyiye takılmıştım gelişimine. Doktor akşam uyku saati gelmiş oğlumu oturtmaya çalışmış ve o da oturmayıp kendini geri atmıştı. Bu nedenle de daha oturamıyor bile diyerek bizi iyiden iyiye huylandırmıştı. Aslında desteksiz oturuyordu ama sadece benini çok çok iyi kontrol edip dik uzun süre durmuyordu. Kontrolden 1 hafta sonra da onunu halletti ama ben iyice takılmıştım artık. Yok alkışlamıyor, yok tel sarmıyor diye pimpiriklenirken herzaman gittiğimiz doktor imdadıma yetişti. Her çocuk bunları yapmak zorunda değil, en elzem olan oyuncağını elden ele geçiriyorsa, kafasını tutuyorsa sorun yoktu. 

Bu savaş ve krizler ile 1 ayı geçirdik. Çocuk doktoru kuzenlerimizin önerisi üzerine kan testlerinin sonuçlarını da alıp özellikle çocuklar için çalışan bir diyetisyenin kapısını çaldık. 3 gün neler yediğini tek tek yazarak gittiğimiz için menü ve programımız hakkında konuştuk. Programımız çok yoğundu ve çocuğu daha acıkmadan iki saatte bir yemeye zorluyordum. O da yemiyordu tabiki.

ANNE

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder