3 Eylül 2013 Salı

Oyuncaklarımız

Sophie; elinde tutup kemirmeye başlayalı çok oldu. Ama hala tam beceremiyor her aldığını ağzına götürmeyi. (Sophie)


Uyku arkadaşı; Eşim bayıldı İkea'da ilk gördüğünde ve uyku arkadaşı yapmaya karar verdik. Henüz anlamıyor ama kırmızı burnu o kadar çekici ki bir ısırık almadan duramıyor. (İkea)
Titreşimli Köpecik; ilk oyuncağı diyebiliriz. İlk kez bir şeyleri takip etmeye başlayınca almıştık. İlk zamanlar sadece seyretti daha sonra uzandı, ısırdı ve çekerek titretmeye başladı. (Playgro)


Diş kaşıyıcısı; en yeni oyuncağımız. Henüz tutup ağzına atmadı. Soğutup verdiğimde soğukluğundan olacak ki yüzünü buruşturdu. (Bebedor)

Minik Ayı; Oğlum için almamıştım ama şu aralar favorisi. Kücük ve hafif  ayrıca kolay tutulduğu için rahat rahat güreş tutabiliyorlar. Malum bizimki tüysiklet :) (Playgro)

Elma kurdu; farklı renk ve dokulara sahip sayfaları, sayfaların kenarından fırlayan kurdelalar, dişliği ve hışırtılı sesi ile son zamanların gözdelerinden. Tesadüf bir indirim ile aldığım ama benim bile bayıldığım bir oyuncak. Ki aldıktan sonra markanın diğer ürünlerine baktığımda baya pahalı olduğunu gördüm. (Lamaze)

Dönence; geç aldığımız için çok kısa bir süre kullandık. Ama peluşları o kadar sevimli ki yatağından kaldırmadım. (Playgro)

Eşek Kitap; özellikle hışırtılı şeylere ilgi duymaya başladığında almıştık. O kadar çok sevdi ki çıldırdı bununla oynarken. Yüz üstü yatarken vurmayı bu oyuncak sayesinde öğrendi. Hışırdattı, ısırdı, attı, vurdu, burnunu sürttü :) (Playgro)

Oyun Halısı; En uzun soluklu kullandığımız ve aynı zamanda en çok vakit geçirdiği oyuncak. İlk olarak sırt üstü yatarak uzanmaya başladı. Sırayla kediciğe vurarak müzik dinledi, kelebeklere uzanıp dokunurken bir anda tutup çekmeye başladı. Sonraları sırt üstü yatmaktan sıkılmaya başladı ve yüz üstü koymaya başladık. Yattığı yerden çıngırağı döndürmeye, aynaya vurmaya ve yaprağı çekiştirerek altında saklanan kertenkeleye Ce yapmaya başladı. Aynı zamanda halı yüzeyindeki figürlere vurmaya ya da yakalamaya çalışarak epey oyalandığı günler oldu. Halının üzerindeki tüm desenler halı üzerinde tam tur atılarak tek tek incelendi. Bu tam tur atma çabaları sırasında engeller de itina ile atlandı malum halının üzerinde zürafa, ağaç ve sarmaşık gibi bilumum engeller var. Son olarak Zürafanın ağzında duran kuşu ağzına götürmek için çabalamaya başladı. Uzun bir süre kuşu tutmaya çalıştı. Eline göra büyük ve yuvarlak hatlı kuşu tutmak kolay olmadığından kuyruk ve gagasındaki tutulabilecek ince yerleri keşfetti. Kuşu tutmaya başlayınca sıra onu aradan koparmaya geldi. Ama Zürafa da inatcı çıktı ve uzun bir çekişme sonunda Bartu galip gelerek koparmayı başardı. Bu süreç boyunca zürafa ile uzun ağız kavgaları da yapıldı tabi. Şimdi ise yatar yatmaz kelebeği kopartıp bir kenara atıyor, kediciğe ayağıyla yuruyor, bir hışımla kuşu söküp alıyor ve yattığındaki karşıdaki üçgen bölümü indirip arkasını inceliyor ki başka incelenecek bir alan kalmasın :)  (Fisher Price)

Projektör; Dönence mi projektör mü yoksa ikisi bir arada olanları mı alayım derken indirimden aldığım bir oyuncak. Uyku için iyi bir arkadaş oldu. Zor zamanlarda kurtarıcı niteliğinde olan projektör hareketli olmasıyla da oldukça dikkatini çekti oğlumun. Yüz üstü uyumayı sevdiği için dönenceden çok sevdi. 

Ses Çıkartan Köpecik; ilk hediye oyuncağımız. Oğlumun ilk göz takibini bu oyuncakla yaptık. Kırmızı rengi ve çıkardığı ses ile ilk zamanların favorisiydi. Şimdilerde arasıra kulağını ısırıyor o kadar. (Playgro)

Yastık; Çilek bebek odasının hediye ettiği uyku setinin süs yastığı. Yumuşacık polar dokusu ve rengi ile oğlumu cezbetti ve ara ara güreş tutup kahkahalar eşliğinde burnumuzu sürtüyor. 
Plastik Bardak; Çocukların oyuncak dışındaki şeylere ilgisi malum. Bu da dışarıda yemek yerken eline verdiğim ve o günden beri oynamaya çıldırdığı oyuncağı :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder