15 Ağustos 2013 Perşembe

Oğlumdan ilk haber



     Bir babanın çocuğundan alacağı ilk haber çoğunlukla eşinin ona müjde vermesiyle olur. Ama bu durum genellikle çocuk yapmanin zamanı geldiğini düşünen çiftler için geçerlidir. Bizim durumumuzda olduğu gibi hayatınıza girecek melekten habersiz olanlar için olaylar daha farklı gelişebilir. Aklınıza hemen istenmeyen bir çocuk ve kötü bir hikaye gelmesin aklınıza. Anlatacağım anı daha çok hiç ihtimal vermediği bir zamanda hamile olduğunu öğrenen bir annenin her fırsatta çocuk özlemini dile getiren babaya hamile olduğunu haber vermesi ile ilgili.

   İşte olduğum bir gün eşimden telefon geldi. Sesinden ters bir şeyler olduğu kolaylıkla anlaşılıyordu. İşten ne zaman çıkacağımı bildiği halde eve ne zaman geleceğimi sorması bir problemin olduğunu gösteriyordu zaten. Tüm ısrarlarıma rağmen bir seyinin olmadığını söyledi, fakat içim rahat olmadığından eve gitmek için işten erken çıktım. Yolda giderken aklımdan binlerce olasılık geçiyordu. Acaba migren ağrıları mı dayanılmaz hale gelmişti, yoksa yakımlarımızdan birisinin başına kötü birşeyler mi gelmişti. Bu düşüncelerle eve vardığımda ağladığı gözlerinin kızarmasından belli eşim açtı kapıyı. Ne olduğunu sorduğumda bana üzerinde iki pembe çizgi olan hamilelik test çubuğunu gösterdi ve ağlamaya başladı. Henüz buna hazır olmadığı, folik asit gibi çocuk gelişimi için önemli olan ve hamilelik öncesi başlanması tavsiye edilen ilaçlara başlamadan hamile kaldığı gibi hıçkırıkları arasından zor seçebildiğim bir şeyler söylüyordu. Ben ise bu duruma nasıl tepki vereceğimi bilemez haldeydim. Uzun zamandır beklediğim bir haberi almak çok sevindiriciydi. Bunun yanında eşimin bu süpriz karşısındaki yıkılmış görüntüsü bu sevincimi dışa vurmamı engelliyordu. Açıkçası eşim o halde ağlarken sevincimi gösterme düşünesi, bir çift elin gırtlağıma yapışması korkusu ile engellendi. Ona sarıldım ve birlikte yatağa uzandık. Artık yüzümü görmüyordu, sevincimi onu kızdırmadan yaşayabilirdim, tabiki sessiz bir şekilde. Yüzümde eşimden sakladığım kocaman bir gülücükle yatakta uzanırken eşimi teselli etmem gerekiyordu. Bu durumda ne söylenebilirdi ki? Folik asite başlamamış olması, bir çocuğun sorumluluğunu almaya henüz hazır olmadığını hissetmesine karşın söyleyenebilecek mantıklı bir şey bulamadım, her söylediğim ters tepebilirdi. O an mühendisliğin getirdiği ilhamla aklıma hamilelik testlerinin güvenirlik yüzdeleri geldi. Testlerin çok güvenilir olduğunu belirtmek için %99 güvenilir olduğu söyleniyordu ve benim bunu eşimi rahatlatmak için kullanmam gerekiyordu. Yüzümdeki gülücükleri saklayarak eşimin yüzüne baktım ve "Canım bu testlerin bir hata payı var, %1 hatalı ölçebilir, yani 100 testten 1'inde hata olacaktır, senin yaptığın test de hatalı olabilir (!)" dedim. O an için aklıma başka bir şey gelmemişti. Zaten insanın istediği bir şeyi istemiyormuş gibi göstermesi çok zor. Sizin ağzınız kulaklarınıza varıyor ve şok geçiren eşinizi sakinleştirmeye çalışıyorsunuz. Biraz konuştuktan sonra sakinleşmeye başlamıştı ve ben saçmalamalarımın işe yaradığını sanmıştım. Fakat daha sonra kendisinin söylediğine göre söylediklerime hiç inanmamış. Belki de o an söylediklerim aklını karıştırarak daha fazla düşünmesini engelledi ve kendini daha iyi hissetti, kim bilir. Önemli olan o günden sonra ikimizin de canımızdan bir parça olan meleğimizi büyük bir sevinç ve umutla beklemeye başlamamızdı.

BABA

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder