26 Haziran 2013 Çarşamba

Kadınlık mı Annelik mi?




Evrim Sümer'in bir yazısının başlığıydı bu.
Kafama takıldı.
Bir anda derdimin kaynağını keşfettim bu soruyla aslında. Anneliğin heyecanı, mutluluğu yanında mini bir burukluk vardı nedenini anlayamadığım. Yeni bir sıfatım oldu derken kadınlık sıfatını kaybediyormuşum gibi hissettiğim içinmiş içimdeki burukluğun nedeni.

Annelik sıfatı ile değişiyor kadınlık algısı sanki. En azından bizim evdeki hava bu yönde esiyor.
Öyle ki bir türlü anlatamadım eşime sevişmenin bin bir türlü halini.

Sevişmenin okşanmak, öpüşmek, dokunmak da olabileceğini, aldığım kilolara, kalınlaşan belime, irileşen kalçama rağmen hala bir kadın olduğumu hissettirmek de olababileceğini bir türlü anlatamadım.  Vücudumda ki değişimler, olmayan kıyafetler, kullanılmamaktan kuruyan maskaralar, memelerimi sığdıramadığım sütyenler, rafa kaldırılan topuklu ayakkabılar ile dişiliğimi, seksepalimi kaybetmenin verdiği ızdırap yetmiyormuş gibi eşiminde bir kadınmışım gibi davranmaması cabası.

Güzel sözler, özenle hazırlanmalar, traş olmalar, iltifatlar, mumlar, hediyeler yalnızca yatağa atma taktikleri olduğunu öğrenmek için hamile kalmak gerekiyormuş meğer.

ANNE

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder