26 Haziran 2013 Çarşamba

Ben belki de bir gün sonra doğum yapacağım eşimin işleri var…




    Ben doğuma doğru geçen her gün biraz daha endişelenirken eşim mesaideydi yine. Bize daha çok zaman ayırması için çalışması gerekiyormuş. O an ne kadar ihtiyacım olduğunu görmüyordu her zamanki gibi. Ben telefonda hala işte olduğunu öğrenince bozulmuştum, bekliyordum ve ertesi gün ne yapacağımızı konuşmak istiyordum. Beni hüngür hüngür ağlatacak bir telefon konuşmasının ardından eve gelen eşimde bir tavır bir kapris yarabbim yarın doğuracak sanki kendisi. 
Evde misafir anne ve babalarımız oğlumu karşılamaya geldiler, çaktırmadan ağlıyorum.
Yatağa küs girmek istemeyen eşim attı yere battaniyeyi, yerde yatacakmış. İki gündür çok kızmışım ona. Oysa o elinden geleni yapıyormuş. Saatlerdir ağlıyorum ve ağlatmak istemiyormuş aslında beni ama ben buna izin vermiyormuşum.

O an evliliğim, aşkım, sevgim hepsi gözümün önünden geçti. Aşkla nefret arasında ince bir çizgi var derler. İşte ben o ince çizginin üzerindeydim o an. Haklı bile olsa (ki değildi) karnı burnunda, doğurdu doğuracak olan biricik eşine bu kadar gözyaşı döktürmenin ne alemi vardı. Yaşadığım stresin, endişenin sinirini bile çıkarsam bu günümde alttan alabilir, idare edebilirdi. Bu kadar hatrım bile yok muydu?

"Dost kara günde belli olur" şu durumda bile kendini düşünüyor beni hiç umursamıyorsun dediğimde fark etti koca karnım ile yaşadığım stresi. Hatasını fark etmişti ama kırılmıştım. Aşkım zedelenmişti sanki. Hiç bir şeyin eskisi gibi olmayacağını düşünmeye başladım. Bu koca çatlak ile nasıl yürüyecek ilişkimiz diye düşünerek daldım uykuya.

ANNE

2 yorum:

  1. Ayni seyler ve daha fazlasi yasadiklarim malesef. Dogum yapacagim sabah tartisma ve hastaneye tartisarak benom de aglayarak girmem. Doktorum gormus bizi o halde ve ameliyat once soylefi sizi gordum lobideydiniz dedi. Her zaman her durumda herkesin onunde tartisitiz ve bitmez cunku. Dogum sonradi dz varberbat gecen lohusalik ve suan 5 bucuk aylik . Ayrilmaya cok yakiniz hakkimizda hayirlisi. Noldu birden anlamadim kendimi burda , bunlari yazarken buldum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuzdan çok etkilendim. Sizi çok iyi anlıyorum. Gerçekten ve gerçekten çok zor dönemler gebelik, doğum ve lohusalık... Ne yazık ki sizi yalnızca ben ve benim gibi anneler anlıyor. Eşler bu konudan ne anlıyor ne de empati kurabiliyor. Yazdığım gibi bizde çok gelgitler yaşadık, şimdi atlattık belki ama bu yine daha çok benim çabamla oldu. Evet yaşananlar benimde yüreğimde kocaman izler bırakarak geride kaldı ama bir şekilde hayat devam ediyor mutluluk ve hüzünleriyle. Fatma Torun'un "Unutkan Erkekler, Hadileyen Anneler" adlı kitabında erkekler statü, kadınlar ise paylaşmak ister diye yazıyordu. Bu yazıdaki tartışmanın derinine indiğimizde de sorun eşimin statüsünü sarsmamdan kaynaklanıyor. Anlayacağın biz ne yaşarsak yaşayalın onlar için o an önemli olan ne yazık ki kendileri :( Daha bir hafta önceki tartışmamızda oturttum karşıma anlattım, sordum, tartıştık. Açık açık sordum herşeyi (Eski çook eski meselelere kadar gittik) Aynı olaylara o kadar farklı açılardan bakıyoruz ki. Benim takıldığımı o önemsemiyor onun takıldığına ben "buna mı takılıyorsun" diye hayretler içinde kalıyorum. Şimdilik anlaştık gibi görünse de hala birbirimizi anlamadığımız çok aşikar. Aslında anlamak yada anlamamak değil biraz empati ve azıcık saygı kafi ama, ama işte :(

      Umarım eşinizle aranızdaki herşey aşka dönüşür ve bebeğiniz mutlu mutlu hep mutlu büyür :)

      Sil